Başka Bir Hayat Diliyorum derneği, sokakta ya da doğada serbest yaşayan evcil ve yaban hayvanların başta yaşam hakkı olmak üzere tüm haklarını savunmak için, gönüllülük esasıyla kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Örgüt, tür ya da “sahipli-sahipsiz” ayrımı yapmaksızın tüm hayvanların gezegenimizin birer paydaşı olduğunu savunur.

Hayvan hakları ihlallerinin engellenmesine yönelik ulusal ve uluslararası çalışmaları desteklemek, faaliyet bölgesindeki yerel yönetimlere ait geçici bakımevi ve rehabilitasyon merkezlerini imkanları dahilinde desteklemek, hayvan haklarıyla ilgili bilinçlendirici çalışmalar yapmak başlıca çalışma konularıdır.

SENiN SESiN, ONLARIN NEFESi! #sokaktayımyanındayım #katliamvar #köpekkatliamınahayır #şanlıurfadakatliamvar #adıyamandakatliamvar

SENiN SESiN, ONLARIN NEFESi! #sokaktayımyanındayım #katliamvar #köpekkatliamınahayır #şanlıurfadakatliamvar #adıyamandakatliamvar ...

SUSUYORLAR AMA SÖYLEYEMİYORLAR. Havalar çooook sıcak. Sokak hayvanları susuz n’apacak? Uygun yerlere, kaplarda su ve mama bırakmayı unutmayın. Onlara sahip çıkın, çıkalım. Biz klimaların altında serinlerken onlar perişan oluyorlar. #birkapmamabirkapsu #susuzbırakmıyoruz #susuzbırakma #havaçoksıcak #sokakhayvanları #sokakköpekleri #sokakkedileri #patilidostum #sokakhayvanlarısahipsizdeğil  #sokakhayvanlariniunutma #sokakhayvanlarınıkoruyalım #su #summer #hot

SUSUYORLAR AMA SÖYLEYEMİYORLAR. Havalar çooook sıcak. Sokak hayvanları susuz n’apacak? Uygun yerlere, kaplarda su ve mama bırakmayı unutmayın. Onlara sahip çıkın, çıkalım. Biz klimaların altında serinlerken onlar perişan oluyorlar. #birkapmamabirkapsu #susuzbırakmıyoruz #susuzbırakma #havaçoksıcak #sokakhayvanları #sokakköpekleri #sokakkedileri #patilidostum #sokakhayvanlarısahipsizdeğil #sokakhayvanlariniunutma #sokakhayvanlarınıkoruyalım #su #summer #hot ...

“Uyutma!” adı altında, köpekleri öldürecek olan yasa tasarısı TBMM’den geri çekilene kadar buradayız!

“Uyutma!” adı altında, köpekleri öldürecek olan yasa tasarısı TBMM’den geri çekilene kadar buradayız! ...

Can dostlarımızın her zamsn yanında olan, avukatlarımız; @arzuayyldz ve @ogul.gun un Avukatlar Günü’nü kutluyoruz.

Can dostlarımızın her zamsn yanında olan, avukatlarımız; @arzuayyldz ve @ogul.gun un Avukatlar Günü’nü kutluyoruz. ...

Sivri Ada neden Hayırsız Ada ismini aldı biliyor musunuz? Çünkü tarih boyu bu ülkede bitmeyen “hayvan katliamları”yapıldı. Sokaklardaki canlar vahşice toplatılarak Hayırsız Ada’ya atıldı. Ne köpek popülasyonu o günden bu’güne azaldı, ne de bu dünya güzeli çocukların çektiği acılar… İnsan denilen iyi ayaklı, bu dünyayı hep hayvanların cehennemi yaptı. Gelelim detaylara… 1910’da tüm sokak köpekleri vahşice toplatılıyor. Hayvanlar parfüm ve kimya sanayisi için kullanılmak üzere Fransa’ya satılıyor, anlaşma imzalanıyor.  O günlerde her köpek kendi mahallesinin sakini olunca, halk köpekleri vermek istemiyor ve bu masumları toplama işi canilere, toplumun işe yaramaz kesimine veriliyor. Tam 80 bin köpek toplatılıyor ve Tophane’de bekletiliyor. Halk köpekleri kurtarıyor ama toplama yeniden yapılıyor. Bir daha kurtarılmasınlar diye köpeklerin başına askerler koyuluyor lakin Fransa köpekleri bir türlü almıyor. Onca canın beslenmesi, durumu sorun yaratmaya başlayınca hükümet köpeklerin fiyatını indiriyor, bedavaya vermeye bile razı oluyorlar. Fransa’dan yine ses çıkmıyor. Sonra hayvancıklar Hayırsız Ada’ya bırakılarak ölüme terk ediliyorlar. Aç, susuz, perişan can veriyorlar. Çığlıkları yakalardan duyuluyor. Yıllarca sahile kokudan yaklaşılmıyor. İstanbul halkı korkunç katliamın üzüntüsü ile sahildeki evlerini kapatıyor. Halk köpeklerin ahından korkuyor ve 1913’de deprem oluyor. Deprem, köpeklerin ahına bağlanıyor. Bunca yıl sonra şimdiki zamanda yaşadıklarımızın o günlerden ne farkı var?!! Demem o ki; kötülük baki ve çevremizde hep varlar. Bizler onları görmezden gelemeyiz, yok sayamayız. Yasaların değişmesi, hayvanların en temel hakkı olan yaşam hakkının bile olmadığı ülkemizde, bu hakların en kısa sürede elde edilmesi, barınak denilen ölüm kamplarına bu canların tıkılmasının ve oradaki daracık hapishanelerde yaşamaya çalışmalarının (yaşamak denirse!) çözüm olmadığının anlaşılması, toplumun çocuktan başlayarak bilinçlendirilmesi için gerekenlerin yapılması, bir can’a bu kadar kolay zarar verilememesi ve bu kadar kolay hayvan evlat edinilememesi için, onlar için birlik olup, çalışmak zorundayız. Aksi halde kalplerimiz çürür. Ve bu canların ahını hep birlikte öderiz!

Sivri Ada neden Hayırsız Ada ismini aldı biliyor musunuz? Çünkü tarih boyu bu ülkede bitmeyen “hayvan katliamları”yapıldı. Sokaklardaki canlar vahşice toplatılarak Hayırsız Ada’ya atıldı. Ne köpek popülasyonu o günden bu’güne azaldı, ne de bu dünya güzeli çocukların çektiği acılar… İnsan denilen iyi ayaklı, bu dünyayı hep hayvanların cehennemi yaptı. Gelelim detaylara… 1910’da tüm sokak köpekleri vahşice toplatılıyor. Hayvanlar parfüm ve kimya sanayisi için kullanılmak üzere Fransa’ya satılıyor, anlaşma imzalanıyor. O günlerde her köpek kendi mahallesinin sakini olunca, halk köpekleri vermek istemiyor ve bu masumları toplama işi canilere, toplumun işe yaramaz kesimine veriliyor. Tam 80 bin köpek toplatılıyor ve Tophane’de bekletiliyor. Halk köpekleri kurtarıyor ama toplama yeniden yapılıyor. Bir daha kurtarılmasınlar diye köpeklerin başına askerler koyuluyor lakin Fransa köpekleri bir türlü almıyor. Onca canın beslenmesi, durumu sorun yaratmaya başlayınca hükümet köpeklerin fiyatını indiriyor, bedavaya vermeye bile razı oluyorlar. Fransa’dan yine ses çıkmıyor. Sonra hayvancıklar Hayırsız Ada’ya bırakılarak ölüme terk ediliyorlar. Aç, susuz, perişan can veriyorlar. Çığlıkları yakalardan duyuluyor. Yıllarca sahile kokudan yaklaşılmıyor. İstanbul halkı korkunç katliamın üzüntüsü ile sahildeki evlerini kapatıyor. Halk köpeklerin ahından korkuyor ve 1913’de deprem oluyor. Deprem, köpeklerin ahına bağlanıyor. Bunca yıl sonra şimdiki zamanda yaşadıklarımızın o günlerden ne farkı var?!! Demem o ki; kötülük baki ve çevremizde hep varlar. Bizler onları görmezden gelemeyiz, yok sayamayız. Yasaların değişmesi, hayvanların en temel hakkı olan yaşam hakkının bile olmadığı ülkemizde, bu hakların en kısa sürede elde edilmesi, barınak denilen ölüm kamplarına bu canların tıkılmasının ve oradaki daracık hapishanelerde yaşamaya çalışmalarının (yaşamak denirse!) çözüm olmadığının anlaşılması, toplumun çocuktan başlayarak bilinçlendirilmesi için gerekenlerin yapılması, bir can’a bu kadar kolay zarar verilememesi ve bu kadar kolay hayvan evlat edinilememesi için, onlar için birlik olup, çalışmak zorundayız. Aksi halde kalplerimiz çürür. Ve bu canların ahını hep birlikte öderiz! ...

Bu da oldu! Bengal kedisi terk edildi! 1 ay kafes istirahatinde kaldı ama bu kediyi dışarı bırakamayız dışarıda yaşamayı bilmiyor. Barınakta daha fazla kalmasın, ona yuva olur musunuz?

Bu da oldu! Bengal kedisi terk edildi! 1 ay kafes istirahatinde kaldı ama bu kediyi dışarı bırakamayız dışarıda yaşamayı bilmiyor. Barınakta daha fazla kalmasın, ona yuva olur musunuz? ...

Altı kardeş.
“Anneleri yok” denilerek, Bağla’dan getirilip bırakılmışlar.
Sevgili Teknikerimiz Berna Ablaları, İç&Dış Paraziterlerini yapıp, yer olmadığı için o gördüğünüz bölümdeki kalan yaşlıları çıkartıp, arka tarafta bir diğer grup köpekle birleştirerek bu çocuklara yer açmaya çalıştı.
Yuva bulunamaz ise bu yavrular bir ay kadar sonra bunalıp, sıkılıp  birbirleri ile kavga etmeye başlayacaklar...
Çalışanlar dışında insan görmedikleri için asosyal olacaklar.
Derken dişiler altı aylık olsun diye beklenecek.
Kısırlaştırılacaklar.
Erkekler daha da bekleyecek ki iyice büyüsünler..
Onlar da kısırlaştırılacaklar..
Sonra dış dünyaya salınacaklar.
Trafik bilmedikleri için kazaya uğrayıp,
ya ölecek ya sakat kalacaklar.
Yemek, su bulmak…o ayrı bir sorun.
Kötü insanların vereceği acılar, şikayet telefonları derken cehennem gibi bir hayat..
Bahse girerim, bu yavruların da anneleri, babaları “Sahipli”dir…
Beslemek masraf..eee oynarken etrafı talan edecekler, havladıklarında komşular şikayet edecek…
Çekilir mi şimdi bunlar…
Nasılsa “Barınak” var… gönder gitsin…
Sonrası kimin umurunda….
….
Bu yavrulara bir yuva olmak isterseniz;
Turgutreis Geçici Bakımevi’ndeler…
Bilgi almak isterseniz.,
05322122276 Bodrum
#yavruköpek #satınalmaailesiol #satınalmaevlatedin @baskabirhayatdiliyorum

Altı kardeş.
“Anneleri yok” denilerek, Bağla’dan getirilip bırakılmışlar.
Sevgili Teknikerimiz Berna Ablaları, İç&Dış Paraziterlerini yapıp, yer olmadığı için o gördüğünüz bölümdeki kalan yaşlıları çıkartıp, arka tarafta bir diğer grup köpekle birleştirerek bu çocuklara yer açmaya çalıştı.
Yuva bulunamaz ise bu yavrular bir ay kadar sonra bunalıp, sıkılıp birbirleri ile kavga etmeye başlayacaklar...
Çalışanlar dışında insan görmedikleri için asosyal olacaklar.
Derken dişiler altı aylık olsun diye beklenecek.
Kısırlaştırılacaklar.
Erkekler daha da bekleyecek ki iyice büyüsünler..
Onlar da kısırlaştırılacaklar..
Sonra dış dünyaya salınacaklar.
Trafik bilmedikleri için kazaya uğrayıp,
ya ölecek ya sakat kalacaklar.
Yemek, su bulmak…o ayrı bir sorun.
Kötü insanların vereceği acılar, şikayet telefonları derken cehennem gibi bir hayat..
Bahse girerim, bu yavruların da anneleri, babaları “Sahipli”dir…
Beslemek masraf..eee oynarken etrafı talan edecekler, havladıklarında komşular şikayet edecek…
Çekilir mi şimdi bunlar…
Nasılsa “Barınak” var… gönder gitsin…
Sonrası kimin umurunda….
….
Bu yavrulara bir yuva olmak isterseniz;
Turgutreis Geçici Bakımevi’ndeler…
Bilgi almak isterseniz.,
05322122276 Bodrum
#yavruköpek #satınalmaailesiol #satınalmaevlatedin @baskabirhayatdiliyorum
...

4 Mart sabahı bir resmi kurum aracı çarpmıştı.
Alıp, Turgutreis Bakımevi’ne getirmişlerdi.
Chip bakıldı.
Sahipliydi.
Arandı.
Bacaklarının kırıldığı, bir Kliniğe götürülmesi söylendi.
İstemediler, gelmediler, almadılar, bir daha telefonlarını açmadılar…Terk ettiler.
Bakımevi’nde kırık ameliyatları yapılmıyor malum.
Acıdan kıvranıyor, gözünüzün içine bakıyor.
Başka Bir Hayat Diliyorum Derneği olarak aldık.
Pethane Veteriner Kliniğine götürdük. 
İki bacak kırılmasının yanı sıra, kalça da dağılmıştı.
Zor ameliyatlar geçirdi.
Paylaştığımız postu gören Nazlı aradı..
Çok üzülmüştü haline, sahiplenmek istiyordu.
Gitti, tanıştı fakat o haliyle veremezdik..
Ama Hekim Ercüment Bey, kafeste daha fazla kalmasının iyileşmeyi uzatacağını söylüyordu.
Canım Şule dedi ki;
“Ben eve alayım..ilaçlarını, bakımını yapayım, öyle gitsin yeni evine”….
Bu destekler o kadar önemli ki …
Bir aylık kafes hayatı sonrası toprağa yeniden basışındaki mutluluk.🙏❤️
Şule’cim, ne kadar teşekkür etsem, yetmez…yine yetiştin.❤️❤️
#setter #geçiciyuvahayatkurtarır #trafikkazası @baskabirhayatdiliyorum @pethaneveteriner

4 Mart sabahı bir resmi kurum aracı çarpmıştı.
Alıp, Turgutreis Bakımevi’ne getirmişlerdi.
Chip bakıldı.
Sahipliydi.
Arandı.
Bacaklarının kırıldığı, bir Kliniğe götürülmesi söylendi.
İstemediler, gelmediler, almadılar, bir daha telefonlarını açmadılar…Terk ettiler.
Bakımevi’nde kırık ameliyatları yapılmıyor malum.
Acıdan kıvranıyor, gözünüzün içine bakıyor.
Başka Bir Hayat Diliyorum Derneği olarak aldık.
Pethane Veteriner Kliniğine götürdük.
İki bacak kırılmasının yanı sıra, kalça da dağılmıştı.
Zor ameliyatlar geçirdi.
Paylaştığımız postu gören Nazlı aradı..
Çok üzülmüştü haline, sahiplenmek istiyordu.
Gitti, tanıştı fakat o haliyle veremezdik..
Ama Hekim Ercüment Bey, kafeste daha fazla kalmasının iyileşmeyi uzatacağını söylüyordu.
Canım Şule dedi ki;
“Ben eve alayım..ilaçlarını, bakımını yapayım, öyle gitsin yeni evine”….
Bu destekler o kadar önemli ki …
Bir aylık kafes hayatı sonrası toprağa yeniden basışındaki mutluluk.🙏❤️
Şule’cim, ne kadar teşekkür etsem, yetmez…yine yetiştin.❤️❤️
#setter #geçiciyuvahayatkurtarır #trafikkazası @baskabirhayatdiliyorum @pethaneveteriner
...

Bu pati şimdi mutlu!

Hikayesini okumak için tıklayın.

Sokakta ve doğada yaşayan hayvanların haklarını savunmak için kurulan derneğimiz, gönüllülük esasıyla hayvanlara yardım etmeye devam ediyor.

Bu pati şimdi mutlu!

Hikayesini okumak için tıklayın.